Saat Yükleniyor...
ANALİZ..;FARNSA CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ NE ANLAMA GELİYOR…..
Tarih : 2017.04.24  23:45:56
Fransa Seçimlerine projektör tuttuğumuz analiz yazımızda bu seçimin ne anlama geldiğini değerlendirmeye çalıştık.

Benim yaptığım analizlerin kişi endeksli olmadığının okuyucularım yakından bilir. Peki kişi bunun neresinde diye soru gelebilir.

Uluslar arası Siyon yapılanması mevcut projelerinin mozağini oluşturan taşları sistem için hazırlayarak oyuna sürer biz bunu oyun kurucuların oyuna girmesi olarak yorumluyoruz, kişide burada devreye giriyor, zira birey burada Uluslar arası Siyon yapılanmasına hizmet eden hizmet kardan öte bir şey değildir.

Şimdi kısaca Fransa Cumhurbaşkanı adaylarının ne anlam taşıdığına bakalım.

macron ile ilgili görsel sonucu

 

-Emmanuel Macron..:1977 doğumlu, 2004'te ENA'yı bitirdikten sonra Fransa Ekonomi Bakanlığında maliye müfettişi olarak çalışmaya başladı. 2007'de Ekonomi büyütme raportörlüğü yaptı.2008 yılında Rothschild’e ait olan " Rothschild & Cie" Bankasında görev yapmaya başladı.2012 yılında Cumhurbaşkanı Holland’ın Genel sekreterliğine getirildi. Bu görevi 2014 yılına kadar yürüttü.

2016 yılında Merkez Partiyi kurdu ve 2017 yılında aynı parti tarafından aday gösterilerek ilk turda 23,7 oy aldı.

Macron’un en önemli özelliği  Üçlü Komisyon (Trilateral Commission)’u üyesi olmasıdır. Bu komisyonda üye olanların en önemli özelliği Tavistock Enstitüsünde zihin kontrol sistemi ve Bihevyorizm(Davranış Bilimleri) eğitimi almalarıdır.

En önemli siyasi tavrı Küreselleşme sürecine bağlı kalacağı ve AB’de kalma vaadidir.

Katolik olması ise onun seçmen üzerinde çekiciliğini arttıran, gençliğinin dışındaki bir diğer özelliğidir. Handikap olarak görülen tek şey ise siyasi tecrübesizliği olduğu söylenebilir.

 

İlgili resim

-Marine Le Pen…: Ünlü Ulusalcı Jean-Marie Le Pen’in 1968 doğumlu kızı, gençlik yıllarından bu yana siyasetin içinde olan,2011 yılında Babasının kurduğu “Ulusal Cephe” hareketinin başına geçen ve aynı siyasi parti tarafından aday gösterilen ilk oylamada 21,7 halk desteği ile 2. Olan Fransa Mason Yüce Konseyi üyesi.

Küreselleşme ve AB karşıtı Milliyetçi bir politikacı.

Fransa’daki seçim biraz yakın tarihteki ABD seçimlerini anımsatıyor, sonuç aynı mı olur Fransa’nın TRUMP’ı, LE PEN’mi kazanır,sanmıyorum.Kısaca açalım….;

Fransa’da aşırı milliyetçi yapının seçimleri kazanması mümkün görünmemektedir. Bunun ekonomik ve politik sebepleri vardır. Fransa Sömürge-Ulus Devlet olmasına rahmen,sömürgesi altındaki devletleri tam kontrol edemediği gibi Ortadoğu’da hem fiziki hem de bölgedeki aktif alan sahiplerini yanına çekememiştir.

Ermeni kartı Rusya Duvarına,Kürt Kartıda Pentegon Politikasına yenik düşmüştür. Fransa’nın bölgedeki anlamı sadece destekleyen siyasi ve lojistik anlamda besleyen güç konumundadır.

Fransa’nın Ortadoğu’daki 2 Tirilyon dolardan(Enerji,maden,uyuşturucu vs.) pay alması için siyasi, askeri ve ekonomik güce ve desteğe ihtiyacı vardır. Bu da hiç şüphesiz AB ve Almanya’dır.

Bir diğer önemli husus ise Fransa’nın  Rothschild ailesinin kontrolünde olmasıdır. Fransa’nın AB’de kalması AB’nin sınırlı ömrünü uzatacaktır.

Patlayan bombalar,banliyö çocuklarının sokak gösterileri Le Pen’in seçilmesine yeteceğini düşünmüyorum…..

 

Allah cc. Her şeyi daha iyi bilendir.

Alpaslan KARAASLAN

www.Havasspress.com Gnl.Yn.Yönt.




Etiketler: fransa,lepen,macron,ab,almanya,siyonizim,türkiye,ortadoüo,abd
Bu haber toplam 1564 defa okunmuştur
Paylaş :
GÜNDEM
YAZARLAR
HAFTANIN ÇOK OKUNANLARI
ANALİZ HABER..;DSG’den Şam’a Suriye’nin kuzeydoğusundaki öz yönetim organlarını tanıma çağrısı
ABD’nin desteklediği ve omurgasını PKK/PYD'nin oluşturduüğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Şam’ı Suriye’nin kuzeydoğusundaki öz yönetim organlarını tanımaya çağırdı ve DAEŞ ile savaşta yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu.Bu açıklamanın ABD Başkanı trump'ın Golan Tepeleri Terör Devleti İsrail'in kontrolüne verilmelidir açıklamasından sonra gelmesi hiç şüphesiz rastlantı değil,Tavistok'un laboratuvar ürünü olan Daeş'in başak amacı bölgedeki demografik yapıyı PKK/PYD lehine değiştirmekti ve bununla birlikte ABD'nin silah ve lojistik desteği ile gerilla hareketinden,düzenli ordu pozisyonuna devşirilyor.Bu hiç şüphesiz Astana sürecini boşa düşürme,Suriye'nin toprak bütünlüğünü parçalama ve İsrail'in hedefi olan Arz-ı Mevuda giden yolda önemli bir parametrenin aşılması demek,bu öz yönetim talebi birinci aşamada Suriye sonrasında büyük hedef olarak Türkiye parçalama amacı gütmektedir.Yapılması gereken açıktır,üçlü mekanizmaya şartlı da olsa Esat yönetimini de dahil etmektir.Aksi bu sürecin daha fazla uzaması demektir.Suriye'de ABD ve PKK/PYD varlığı devam ettikçe Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması mümkün değildir. Alpaslan KARAASLAN www.Havasspress.com Gn.Yn.Yönt.
ANKET
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Altyapı: siteal.net
Copyright © Havasspress   |
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.