Saat Yükleniyor...
ANALİZ..:KUDÜS’Ü BÖLMEK
Tarih : 2017.12.13  22:27:44
İİTeşkilatının almış olduğu Filistin'in Başkenti "Doğu Kudüs"tür,kararını değerlendirdiğim,ANALİZİM...

İsrail sinsi planını 50 yıldır uyguluyor

KUDÜS’Ü BÖLMEK

Hangi üretilen sorun olursa olsun, sorunu sadece görünen-gösterilen yüzü ile ilgilenir ve sorunu çözmek için adım attığınızı sandığınızda, aslında o proje sahiplerine hizmet ettiğinizin farkında bile olmazsınız.

Sorun gibi gösterilen şeyi esastan-temelden ele almalı ve kronikleşmeden çözüm üretmek zorunda olduğunuzu bilmeniz gerekir, bunun için tabi ki,sorun üreticileri tanımak ona göre strateji belirlemek birinci önceliktir.

İsrail Defacto bir oluşum, Terör Devletidir.DİKKAT”DÜNYA’da SINIRLARI BELLİ OLMAYAN TEK SÖZDE DEVLETTİR”Kardeşim senin sınırların neresi nerede başlarsın nerede bitersin diye soran yok,varsayımı sevmem ama soralım yarın Diyarbakır’a dayansa ABD’de kardeşim İsrail’in Başkenti olarak Diyarbakır’ı tanısa ne yapacaksın, Batı Diyarbakır’ı verelim idare et mi..? diyeceksin yaksa yiyorsa gel al mı..?

Tarihsel kronolojiyi ek haberde verdim oraya girmek istemiyorum fakat şu gerçek ki İsrail’in 1947 yılından bu yana Filistinlileri öldürerek açtığı yerleşim yerleri İİT aldığı kararla meşruiyet kazanmıştır.

İslam coğrafyasının ortasında ki bu ur büyümeye devam ediyor ve buna kalıcı çözüm bulunamıyor. İsrail askeri,siyasi,politik,nüklüer ve fiziki anlamda kontrol altına alınması gereken bir tehdittir. Bu tehdittin birinci muhatabı “Türkiye’dir”.

PYD Sizce ne ..? boyalı medyadan aldığınız kadarı ile PKK’nın ikizi, belki öyle ama PYD MOSSAD kontrolünde, Türkiye İsrail arasında tampon bölge oluşturan, İsrail’in güvenliğini sağlamak için kurglanan,IŞİD ile eğitilen bir SİYON Ordusu.

Siyonizm,Kudüs İşgalinin 100 yılında hem de Osmanlı hayranı bir Cumhurbaşkanı döneminde, Kudüs’ü İsrail’e başkent olarak deklare ederken, aynı Cumhurbaşkanı döneminde KUDÜS’ü hemde İİT kararı ile  böldürerek İsrail’e meşruiyet kazandırmıştır.

Meselenin Başkent olmaktan öte “SİYONİZM”olduğu gerçeğini bu kadar üst düzey devlet yetkilisi arasında nasıl görülmediği ve buna itiraz edilmediği ise beni asıl düşündüren tablonun kendisidir.

Allah cc.Her şeyi daha iyi bilendir.

Alpaslan KARAASLAN

www.Havasspress.com Gn.Yn.Yönetmeni  

KUDÜS'ün Kısa Tarihçesi...........:

DOĞU KUDÜS NEREDE?

Kudüs konumu itibariyle İsrail ve Filistin'in orta noktasında yer almaktadır. Bu nedenle her iki ülke için de büyük öneme sahip olmaktadır. Kudüs'ün diğer ismi, İsrailliler tarafından Jarusalem olarak bilinmektedir. 

Doğu Kudüs, 1948 yılında Arap-İsrail savaşında bir müddet Ürdün'ün elinde kalmış, 1967 yılındaki Altı Gün Savaşı'nda ise İsrail'in eline geçmiştir.

28 Haziran 1967'de, İsrail Doğu Kudüs'ü hem idari hem belediyesel anlamda kanunen İsrail Devleti'ne bağladı. Uluslararası cemiyet bu hareketi de facto ilhak olarak kabul edip bağlayıcılığı olmayan Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararıyla İsrail'in yetki alanını geçersiz görür. Fakat bu karara cevaben İsrail, yapılanın ilhak olduğu iddiasını reddetti. 1980'de Knesset, "Kudüs Yasası'nı" İsrail Temel Yasası'na ekleyip Kudüs'ün "tam ve birleşik" olarak "İsrail'in başkenti" olduğunu deklare etti. Bu yeni yasayla Doğu Kudüs resmen ilhak edilmiş oldu. Kanunda sınırlar belirtilmediğinden Kudüs'ün belediye sınırlarına doğu bölgeler de dahildir. Buna cevap olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, ABD'nin çekimser oy kullandığı 478 no'lu kararla bu kanunun geçersiz ve uluslararası kanunlara aykırı olduğunu belirtmiştir. 1988'de Ürdün, İsrail'in Doğu Kudüs'teki hakimiyetini kabul etmemesine rağmen Doğu Kudüs ve Batı Şeria'daki haklarında feragat etti.

13 Eylül 1993'te imzalanan Oslo Anlaşması ile Kudüs'ün kalıcı durumunun, görüşmelerin sonuna ertelendiği belirtildi. Filistin Ulusal Yönetimi, Doğu Kudüs'ün gelecekteki kalıcı statüsünün başkentleri olarak görmektedir. Doğu Kudüs'ün Filistin'in başkenti olma ihtimali İsrail tarafından ilk defa 2001'deki Taba Zirvesi'nde ele alındı. Fakat görüşmeler sonunda anlaşma sağlanamayınca İsrail o günden 2017 yılına kadar bu konuyu tekrar ele alamadı.

1967'de İsrail tarafından yapılan nüfus sayımına göre Doğu Kudüs'te 44,000 ve belediyeye sonradan eklenen bölgelerde 22,000 Filistinli vardı. Bu zamanda sadece birkaç yüz Yahudi bulunmaktaydı. Haziran 1993'te ise 155,000 Yahudi ve 150,000 Filistinliyle çoğunluğu Yahudiler oluşturmaya başladı.

MESCİDİ AKSA DOĞU KUDÜS'TE Mİ YER ALIYOR?

Mescidi Aksa Doğu Kudüs içerisinde bulunuyor.

KUDÜS’ÜN ÖNEMİ NEDİR?

 Kudüs’ün tarihi, milattan önce 2000’lere kadar uzanmaktadır. Tarihi boyunca iki kez yok olma kaderini tadan şehir, 23 işgale, 52 saldırıya tanıklık etmiştir. Hz. Muhammed S.A.V’in İslamiyet’in yayılmasında önemli bir nokta olan Kudüs’ten Miraç’a yükseldiği ve Mescid-i Aksa’nın burada inşa edildiği bilinmektedir. İslam için önemli olduğu kadar Yahudi ve Hristiyan dinleri için kabul gören bazı yapı taşları burada bulunmaktadır. 

İsa’nın burada çarmıha gerildiği rivayeti ve bu nedenle buranın hac noktası olarak kabul görmesi Hristiyanlar için, Milattan önce 10. Yüzyılda Kral Davud’un ele geçirmesi ise Kudüs’ü Yahudiler için anlamlı kılmıştır. İsrail, Doğu Kudüs'ü 1967 Altı Gün Savaşı sonrasında işgal etmiş ve ardından topraklarına katmıştı ancak bu durum uluslararası alanda tanınmıyor. Filistinliler, Doğu Kudüs'ü ileride kurulacak bağımsız bir Filistin Devleti'nin başkenti yapmak istiyor. İsrail ise bütün Kudüs'ü başkenti olarak görüyor. Hamas, İsrail'in Kudüs'ü başkenti olarak ilan etmesi durumunda yeni bir intifada başlatma tehdidinde bulunmuştu.

 

israilin işgal haritası ile ilgili görsel sonucu




Etiketler: kudüs,alpaslan,haber,iit,siyonizm,israil,türkiye,arap,filistin,hamas
Bu haber toplam 2324 defa okunmuştur
Paylaş :
GÜNDEM
YAZARLAR
HAFTANIN ÇOK OKUNANLARI
ANALİZ HABER..;DSG’den Şam’a Suriye’nin kuzeydoğusundaki öz yönetim organlarını tanıma çağrısı
ABD’nin desteklediği ve omurgasını PKK/PYD'nin oluşturduüğu Demokratik Suriye Güçleri (DSG) Şam’ı Suriye’nin kuzeydoğusundaki öz yönetim organlarını tanımaya çağırdı ve DAEŞ ile savaşta yeni bir aşamaya geçildiğini duyurdu.Bu açıklamanın ABD Başkanı trump'ın Golan Tepeleri Terör Devleti İsrail'in kontrolüne verilmelidir açıklamasından sonra gelmesi hiç şüphesiz rastlantı değil,Tavistok'un laboratuvar ürünü olan Daeş'in başak amacı bölgedeki demografik yapıyı PKK/PYD lehine değiştirmekti ve bununla birlikte ABD'nin silah ve lojistik desteği ile gerilla hareketinden,düzenli ordu pozisyonuna devşirilyor.Bu hiç şüphesiz Astana sürecini boşa düşürme,Suriye'nin toprak bütünlüğünü parçalama ve İsrail'in hedefi olan Arz-ı Mevuda giden yolda önemli bir parametrenin aşılması demek,bu öz yönetim talebi birinci aşamada Suriye sonrasında büyük hedef olarak Türkiye parçalama amacı gütmektedir.Yapılması gereken açıktır,üçlü mekanizmaya şartlı da olsa Esat yönetimini de dahil etmektir.Aksi bu sürecin daha fazla uzaması demektir.Suriye'de ABD ve PKK/PYD varlığı devam ettikçe Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması mümkün değildir. Alpaslan KARAASLAN www.Havasspress.com Gn.Yn.Yönt.
ANKET
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Altyapı: siteal.net
Copyright © Havasspress   |
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.