Saat Yükleniyor...
Libya'da Kritik Gelişmeler
Tarih : 2020.05.01  15:37:01
Libya'daki sıcak gelişmeleri konu başlıkları üzerinde aktardığımız haberimiz.

Hafter Libya'da sıkıştıkça destekçisi BAE saldırganlaşıyor

Libya'da hükümet güçleri, Hafter milislerini ülkenin batısındaki bölgelerden çıkardıkça, Hafter'in uluslararası alandaki en büyük destekçilerinden BAE daha da saldırganlaştı.

Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'e bağlı milisler son dönemde askeri alanda üst üste kayıplar vermeye başlayınca, silah ve paralı asker tedarik ederek Hafter'i Libya'daki vekili olarak kabul eden Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), uluslararası alanda saldırganlaşıyor.

Tüm dünya yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınıyla mücadeleye odaklanırken, Libya, pandemi dışı üst üste kritik gelişmelerin yaşandığı hareketli bir gündeme tanık oluyor.

Libya'nın Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki meşru temsilcisi Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH), aralarında Fransa, Rusya, BAE ve Mısır'ın da yer aldığı uluslararası bir konsorsiyum tarafından desteklenen Hafter'e bağlı milislere karşı son dönemde çok sayıda askeri başarı elde etti.

Bir yıl önce başkenti ele geçirmek için hücum emri veren ancak aradan geçen bir yılın sonunda, saldırıdan savunmaya geçmek zorunda kalan Hafter, sahadaki yenilgilerini, kendi müttefiklerine karşı kötü hazırlanmış bir darbe girişiminde bulunarak gidermeye çalıştı. Hafter'in etraflıca planlanmadığı anlaşılan bu adımı da kendisini uluslarası alanda yeniden eleştirilerin merkezi haline getirdi ve köşeye sıkıştırdı.

Bugüne kadarki tüm müzakere masalarından ateşkes anlaşmalarını imzalamadan kalkan Haftar, son çareyi darbe girişiminden hemen birkaç gün sonra ramazan ayı gerekçesiyle ateşkes çağrısı yapmakta buldu.

Bugüne kadar Hafter ile defalarca müzakere masasına oturan, mutabakat ve iyi niyet anlaşmalarına imza atan UMH, Hafter'in bu çağrısını "aldatmaca" olarak nitelendirdi.

UMH'nin son dönemde Hafter milislere yönelik operasyonlarındaki başarılarının arkasında Türkiye'nin geçen kasım ayında Libya ile imzaladığı askeri ve güvenlik anlaşmasının olduğu, bu ülkeyi takip eden uzmanlarca sıkça dile getirildi.

Bunun üzerine Libya'da bugüne kadar Hafter'in darbe girişimlerinin arkasında yer alan BAE, Mısır ve Fransa gibi ülkeler de açıklamalarıyla Türkiye'ye saldırmaya başladı.

BAE ve Mısır'dan darbeci Hafter'e destek, Türkiye'ye itham

Libya'da bugüne kadar Hafter'in başkente saldırmak dahil birçok yasa dışı girişiminin arkasında yer alan BAE, Mısır ve Fransa açıklamalarıyla Türkiye'yi hedef aldı.

Hafter milislerine bugüne kadar yüzlerce askeri kargo uçağıyla binlerce ton askeri destek malzemeleri gönderen BAE ve bu malzemelerin ulaştırılmasına koridor sağlayan Mısır, "Türkiye'yi Libya'da milis ve terörist gruplara destek olmakla" itham etti.

Hafter'in diplomatik, mali, askeri ve lojistik alandaki en ön sıradaki destekçileri Mısır ve BAE, darbe girişimine değinmeksizin, "Hafter'in liderlik ettiği sözde Libya Ulusal Ordusu'nun yanında yer aldıklarını" açıklayarak siyasi çözümden yana olduklarını duyurdu.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian da bir gazeteye verdiği röportajında, Libya, Doğu Akdeniz, sığınmacı krizi ve NATO'daki varlığı konularında Türkiye'ye yönelik eleştirilere girişti.

Yemen, Afrika Boynuzu ve Libya'daki yıkıcı aktör BAE

Özellikle "Arap Baharı" olarak isimlendirilen sürecin ardından Yemen iç savaşı içinde bir darbe, Afrika Boynuzu ülkelerindeki rejimlere çek defteri diplomasisiyle nüfuz etme çabası, darbe sonrası Sudan'ı şekillendirme girişimleri gibi yıkıcı politikalarıyla öne çıkan BAE, Libya'da da gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Hafter'in en koyu destekçisi olarak ön plana çıkıyor.

Libya'da 2014'te yapılan tartışmalı seçimin ardından Mısır'daki darbeye özenerek benzer bir girişimde bulunan Hafter, bu dönemde BAE'nin merceğine girdi.

Darbe girişiminin ardından Hafter ile yakın ilişkiler geliştiren BAE, bu muhteris darbeci generalin ülkenin tamamını ele geçirmesi için koşulsuz ekonomik, diplomatik ve askeri destek sağladı.

BAE'nin, Sudan'dan gelen paralı askerlerin Libya'ya ulaştırılmasından Hafter milislerinin elindeki Çin yapımı SİHA'lara, ülkenin doğusundaki Hadim Askeri Üssü'nü kullanarak savaş uçakları ve helikopterleriyle çeşitli saldırılar düzenlemesinden Libya'nın doğusuna tonlarca jet yakıtı göndermeye kadar uzanan geniş sicili, BM'nin ve bağımsız araştırma kuruluşlarının raporlarında kapsamlı biçimde yer aldı.

Trablus'un doğusundaki Tecura bölgesindeki göçmen barınağına Temmuz 2019'da düzenlenen ve 60'dan fazla göçmenin hayatını kaybettiği hava saldırısında da BAE'nin izlerine rastlandı. BAE'ye işaret eden izler, ülke ismi vermeksizin BM'nin raporlarında da yansıdı.

Son olarak, ocak ayında Trablus'taki bir askeri okulun bahçesine düzenlenen ve 30'dan fazla öğrencinin hayatını kaybettiği saldırının arkasında da BAE'nin olduğu ortaya çıktı. Saldırı sırasında kullanılan füzenin parçaları, Libya'daki Çin yapımı SİHA'ları kullanan BAE'ye işaret etti.

Libya'ya gönderdiği yüzlerce kargo uçağı dolusu mühimmat, paralı askerler ve SİHA'larla dolu siciline rağmen BAE'nin Libya'daki istikrarsızlaştırıcı rolü Batı başkentlerinde görmezden gelindi. Batılı diplomatlar, derin ekonomik, güvenlik ve politik ilişkilerinin bulunduğu BAE'yi gücendirmekten kaçındıklarını, gazetelere itiraf etti.

Fransa, Hafter'in ihlalleri karşısında sessiz

Uluslararası arenada kendisini insan hakları savunucusu olarak tanıtan ancak Suriye'de terör örgütlerine desteğini açıklamaktan geri kalmayan Fransa, Libya'daki müttefiği Hafter'in, sivil bölgeleri rastgele bombalamasına karşı bugüne kadar sessiz kaldı.

Hafter'in başkenti ele geçirmek için Nisan 2019'da saldırı emri vermesinden henüz çok kısa bir süre sonra, üzerinde diplomatik pasaport taşıyan silahlı 13 Fransız, Libya kara sınırından Tunus'a girmeye çalıştı. Tunus makamları, Fransızların sınır görevlilerine silah ve mühimmatlarını teslim etmekte direndiklerini ancak daha sonra teslim ettiklerini paylaştı.

Libya'daki hükümet güçleri, Haziran 2019'da Giryan kentini ele geçirdiklerinde de Hafter milislerinin geride bıraktığı gelişmiş teknolojiye sahip Javelin tanksavar füzelerini buldu. Füzelerin önce BAE'ye ait olduğu düşünülürken, ortaya çıkan deliller karşısında Fransa bu mühimmatın kendilerine ait olduğunu itiraf etmek zorunda kaldı. Fransa Savunma Bakanlığı, Fransız özel birliklerinin terörle mücadele operasyonları sırasında kullanması için sağlanan füzelerin "Libya'da herhangi bir tarafa verilmediği ancak Libya içinde savaşan unsurlarının envanterinden kaybolduğu" savunmasını yaptı.

Barış Fırtınası, Libya'da rüzgarı tersine çevirdi

Libya'da Kovid-19 vakası sıfır durumdayken BM, dünya genelindeki salgını göz önüne alarak 22 Mart'ta taraflara ateşkes önerisi yaptı. UMH öneriyi kabul etti, Hafter tarafı da çağrıyı kabul ettiğini duyurdu ancak dakikalar içinde Trablus'a roketli saldırı gerçekleştirmekten de geri durmadı.

Libya'da ilk Kovid-19 vakasının 23 Mart'ta tespit edilmesinden bir gün sonra Hafter milisleri, Trablus'un aralarında hastanelerin de yer aldığı yerleşim bölgelerine son dönemdeki en yoğun saldırılarından birini gerçekleştirdi.

UMH askeri birlikleri, 25 Mart'tan itibaren "sivillerin hayatını korumak için" savunma pozisyonundan saldırı pozisyonuna geçtiklerini ve "Barış Fırtınası Operasyonu"nu başlattıklarını açıkladı.

Hükümet güçleri, başkentin güneyindeki ve batısındaki cephelerde ilerleme kaydederken, Hafter milislerine gelen yakıt ve mühimmat ikmal hatlarını da silahlı insansız hava aracı (SİHA) harekatlarıyla kesti.

UMH güçleri, 13 Nisan'da başkentten batıdaki kentlere doğru bir taarruza başladı ve Trablus'un batısından Tunus sınırına kadar 170 kilometre boyunca sahil şeridinde uzanan 3 bin kilometrekarelik stratejik alanı Hafter milislerinden arındırdı.

Hemen birkaç gün sonra UMH güçleri Hafter'in ülkenin batısında, başkente yönelik saldırılarında harekat ve ikmal merkezi olarak kullandığı, Terhune kentini milislerden geri almak için operasyon başlattı.

Askeri alanda sıkışan Hafter'den yeni darbe girişimi

İlki 2014 yılında olmak üzere Hafter'in "meclisi lağvettiği, silahlı kuvvetlerin yönetime el koyduğu, terörle mücadele operasyonu başlattığı" gibi gerekçelerle kameralar karşısına geçerek kalkıştığı darbe girişimleri Libyalılar ve Libya'yı yakından takip edenler için sıra dışı bir durum değil.

Ülkenin batısında yaşadığı peş peşe yenilgilerin ardından uzun süre sessiz kalan Hafter, 23 Nisan akşamı yayınladığı görüntülü mesajında Libya'daki "siyasi geçiş sürecinin çerçevesini çizen BM'nin kabul ettiği Suheyrat Anlaşması'nın geçerliliğini yitirdiğini" ileri sürerek, "tüm Libyalıları ülkeyi yönetecek uygun kuruma yetki vermeye çağırdığını" söyledi.

Bu konuşmanın ardından Hafter taraftarları sokağa inerek, Hafter'in görevi üstlenmesini talep eden gösteriler düzenledi. Darbeci generalin destekçisi siyasiler, sözde devlet kurumları, milis komutanları, yerel meclisler ve aşiretler, Hafter'i ve Hafter'in liderlik ettiği Libya Ulusal Ordusu isimli silahlı grubu ülkeyi yönetmesi için seçtiklerini açıkladı. Hafter yanlısı basın da söz konusu kampanyaya geniş biçimde yer verdi.

Bu konuşmadan sadece birkaç gün sonra, Hafter, 27 Nisan'da kameraların karşısına geçerek Suheyrat Anlaşması'nın sona erdiğini ve "halkın kendisine verdiği yetkiyi kabul ettiğini" iddia ederek, ülkenin başına geçtiğini öne sürdü.

Hafter'in kendi çağrısıyla sokağa dökülen taraftarlarını bahane ederek sahnelediği bu darbesi, yenilgilerin ardından olası bir müzakere masasında ülkenin doğusundaki aktörler arasında kendisini tek muhatap olarak öne çıkarma çabası olarak yorumlandı.

Ülkenin doğusundaki Hafter yanlısı Tobruk Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'in sunduğu Suheyrat Anlaşması'nı yeniden formüle etmeyi içeren yeni bir uzlaşı teklifini de Hafter bu hamlesiyle boşa çıkardı.

Ancak, tıpkı Nisan 2019'da Libya bir barış görüşmesine hazırlanırken beklenmedik ve acele şekilde başkent saldırısını başlatan Hafter'in, bu darbe adımını da çok yönlü planlamadığı ortaya çıktı.

Hafter'in önde gelen destekçilerinden Fransa ve Rusya tek taraflı adımların kabul edilmeyeceğini duyururken ABD de aynı şekilde Hafter'in bu adımına karşı çıktı. Bölge ülkeleri ve komşu ülkeler de farklı düzeylerde Hafter'in bu girişimine eleştirel açıklamalar yaptı.

Başkenti bombalayan Hafter ateşkes istiyor

Darbe girişimi, sahadaki duruma herhangi bir etki yapamadığı gibi Hafter'i uluslarası alanda yeniden daha zor bir duruma itti.

Libya hükümet güçleri, Terhune ve ülkenin batısındaki stratejik Vatiyye Hava Üssü'nde sıkışan Hafter milislerine gönderilmek üzere yola çıkan yakıt, silah ve mühimmat ikmal konvoylarına, SİHA harekatlarıyla göz açtırmadı.

Başkentin güneyindeki cephelerde geri çekilmek zorunda kalan Hafter milislerinin Trablus'un yerleşim yerlerine ramazan ayının ilk haftasında da saldırılarına devam etti. Başkentte Kovid-19 salgınından değil ama Hafter milislerinin saldırıları nedeniyle can kayıpları yaşandı.

 

Trablus hükümetinin Terhune manivelası ve Sebha sürprizi

Libya'nın Sebha kentindeki farklı oluşumlar dün gece sürpriz şekilde ortak bir açıklama yaparak ülkenin doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'den desteklerini çektiklerini duyurdu.

Başkent Trablus'un 750 kilometre güneyinde yer alan Sebha kentinin aktif toplumsal gücünü oluşturan 17 Şubat Devrimcileri'nin yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ile kent sakinleri de yazılı ve görüntülü şekilde yapılan duyuruya destek verdi.

Açıklamada, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suudi Arabistan ve Mısır gibi Arap ülkelerinin yanı sıra, Rusya ve Fransa'nın da Hafter'i desteklediği hatırlatılarak, "Libya halkının reddetmesine rağmen ülkede silah zoruyla Mısır tecrübesi hayata geçirilmeye çalışılıyor." ifadesine yer verildi.

"Askerin, yönetimi ele geçirmesini reddettiğimizi ilan ediyoruz." ifadesini kullanan Sebhalılar, Birleşmiş Milletler (BM) tarafından tanınan Ulusal Mutabakat Hükümeti'nin (UMH) meşruiyetini kabul etiklerini duyurdu.

Açıklamada ayrıca Sebha halkının 17 Şubat Devrimi'nin hedeflerinden "sivil devlet, demokrasi ve anayasa çerçevesinde yönetimin seçimle ve barışçıl yöntemlerle el değiştirdiği bir sistemi benimsendiği" kaydedildi.

Libya'nın güneyindeki en büyük kent Sebha'nın önemi

Başkent Trablus'un 750 kilometre güneyinde yer alan Sebha, 130 bini aşan nüfusuyla Libya'nın güneydeki en büyük kent olarak kabul ediliyor. Kente bağlı Teminhent, Semnu, Zegan ve Gaduve adında köyler bulunuyor. Bu köyler genellikle sulak alanların olduğu vahaların çevresi ile vadilerde yer alıyor.

Hafter 4 Nisan 2019'da Trablus'a saldırı emri vermeden birkaç ay önce, Şubat 2019'da içinde Sebha'nın da yer aldığı Fizan bölgesine operasyon başlatarak bölgede kontrolü ele geçirdi.

Ancak UMH'ye bağlı Ali Kenu komutasındaki Güneyi Himaye Birliği (GHB), Çadlı muhaliflerle iş birliği yaparak, Hafter milislerine saldırılar düzenledi. Bu dönemde Heruc Dağı'nda konuşlanmış terör örgütü DAEŞ mensupları da bölgede faaliyet gösteriyordu.

Güneyi Himaye Birliği karşısında direnemeyen Selefi Yusuf et-Tebevi komutasındaki Hafter milisleri, güneye Murzuk kentine çekilmek zorunda kaldı. Bu milis gücünün o dönemde güneye çekilmesi Trablus'a daha çok sayıda Hafter milisinin saldırmasının engellenmesi bakımından Trablus hükümet için önemliydi.

Trablus saldırısının başlamasından kısa süre sonra 18 Nisan'da Güneyi Himaye Birliği, Hafter milislerinin elindeki Teminhent karargahında kontrolü yeniden sağladı. Bu, Öfke Volkanı Operasyonu çerçevesinde Hafter milislerine indirilen ilk büyük darbe olarak kabul edildi. Çünkü burada Trablus'a gönderilmek üzere hazırlanan 15 adet ağır silahın yanı sıra çok sayıda otomatik silah ve mühimmat ele geçirildi.

Güneyi Himaye Birliği, Sebha Kalesi'ni 5 Mayıs 2019'da DAEŞ'tan aldı ve Gaduve köyünden de örgütü tamamen çıkardı.

Hafter milisleri ülkenin güneyinde daha çok Şerara ve Fil gibi petrol sahalarının bulunduğu bölgeleri elinde bulunduruyor. UMH askeri birliklerinin "milli servete zarar gelmemesi ve gelirlerin ortak kullanılması" hedefi ve şartıyla buralarda Hafter milisleriyle çatışmaya girmediği biliniyor.

Hafter milislerinin Sebha'da gerçekleştirdiği ihlaller

Hafter milisleri diğer şehirlerde olduğu gibi Sebha'da da sivil halka karşı "alıkoyma, gasp, ev baskınları ve yargısız infaz" gibi bir dizi eylemler yaptığına ilişkin bölgeden çok sayıda haber ve görüntü yayınlandı.

Özellikle Hafter tarafından "muhalif" kabul edilen ve kolları Çad-Mali bölgesine kadar uzanan kentin en büyük kabilelerinden Tebu'ya mensup kişilerin evlerine baskınlar düzenlendiği, erkeklerin alıkonulduğu ve kabile üyelerine yargısız infazların yapıldığı yönünde çok sayıda haber ve görüntü kamuoyuna yansıdı.

Milislerin Sebha'da gerçekleştirdiği ihlaller Tobruk'taki Hafter yanlısı Temsilciler Meclisi'ne bağlı sözde hükümeti dahi etkiledi. Bu bağlamda söz hükümetin bakanı Ali Koso, Hafter birliklerinin Tebu kabilesine karşı "etnik kıyım" yaptığını gerekçe göstererek istifa ettiğini açıkladı.

Ayrıca Hafter'e bağlı savaş uçaklarının Ağustos 2019'da Murzuk kentinde Tebu kabilesinin bir toplantısını hedef aldığı saldırıda 40'tan fazla kişi hayatını kaybetti.

Terhune'ye dikkat çekip Sebha'yı kazanmak

Trablus hükümeti, önceden ilan ettiği Terhune kentine yönelik askeri operasyonu 18 Nisan'da resmen başlattı. Operasyondan bir gün önce Türk F-16'ları Libya hava sahasında uçuş dahi yaptı.

Kısa sürede önemli başarı kaydeden Türkiye destekli UMH birlikleri, Hafter milislerinin harekat ve ikmal merkezi olarak kullandıkları "Trablus'un sırtındaki hançer" olarak nitelendirilen Terhune'nin merkezine doğru ilerledi. UMH'nin askeri sözcüsü Yarbay Muhammed Kununu, kentte bulunan milislere teslim olmaları çağrısında dahi bulundu.

Ancak kentin merkezine yapılması beklenen operasyon sürpriz bir şekilde aniden durdu. Askeri bir taktik olarak da yorumlanabilecek olan bu duruma, Libya İçişleri Bakanı Fethi Başağa operasyondan birkaç gün sonra yaptığı basın toplantısında açıklık getirdi. Başağa, Terhune halkının da Hafter milislerinden "mustarip" olduğunu söyleyerek ılımlı mesajlar verdi.

Bu adım Terhune'de askeri olarak istenilen sonucun alınamadığı ve operasyonun başarısız olduğu görüntüsü verdi. Çünkü 13 Nisan'da başkentin batısındaki Sabrata kentinin ele geçirilmesinden birkaç saat önce de sözcü Kununu, aynı şekilde milislere "teslim ol" çağrısı yapmış ve ardından kent düşmüştü.

Ancak Libya'yı yakından takip eden uzmanlar "Trablus hükümetinin dikkatleri Terhune'ye çekerek nihai hedefi gizlediği, Terhune'yi manivela olarak kullanarak asıl sürprizi Sebha'da yaptığı" değerlendirmesinde bulunuyor.

Hafter milislerinden Trablus'a roket saldırısı: 3 sivil öldü

Libya'nın doğusundaki gayrimeşru silahlı güçlerin lideri Halife Hafter'e bağlı milislerin, başkent Trablus'un güneyindeki sivil bölgelere düzenlediği roket saldırısında 3 sivil hayatını kaybetti.

Libya'nın Birleşmiş Milletler nezdindeki meşru temsilcisi Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) Sağlık Bakanlığı Medya Danışmanı Emin el-Haşimi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hafter milislerinin Trablus'un güneyinde sivil nüfusun yoğun olduğu Zeneta bölgesine roketli saldırı düzenlediğini belirtti.

 

Haşimi, saldırıda 2'si kadın 3 sivilin yaşamını yitirdiğini ifade etti.

Libya hükümetine bağlı hava kuvvetlerinin, Trablus'un güneybatısındaki Mersit Vadisi'nde, Hafter milislerine ikmal yapan bir yakıt tankeri ile ağır silahların monte edildiği iki askeri aracı vurduğu açıklanmıştı.

Son dönemde Libya hükümet güçleri, Hafter'e bağlı silahlı milislere karşı başlattığı operasyonlarda büyük başarılar elde ediyor. Hezimete uğrayan Hafter milisleri, Trablus'un çevresinde ellerinde tuttukları pek çok noktayı terk etmek zorunda kalıyor. 

 

 

 

 

 




Etiketler: libya,bae,arabistan,türkiye
Bu haber toplam 131 defa okunmuştur
Paylaş :
Dünya
YAZARLAR
HAFTANIN ÇOK OKUNANLARI
KISA ANALİZ..;Erdoğan,Macron ile telefonda görüştü.
Kısa analiz içerikli haberimizi istifadenize sunuyoruz, keyifli okumalar.
ANKET
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Altyapı: siteal.net
Copyright © Havasspress   |
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.