Saat Yükleniyor...
YAZARLAR
Trump Başkan Olduğunda Yaptığım Analiz Yazım

ABD Seçimleri ve Trump………

ABD seçim sonuçları bir çoğumuzu yanılttığı gibi beni de yanılttı.Trump’ın seçilmesi sürpriz gibi görülse de ABD’nin mecburiyet köklerine inildiğinde siyaseten bir zorunluluk olduğu görülebilir.

Trump temsiliyet olarak siyaset kökeninden gelmeyen,70 yaşında,Yahudi bir hanımla evli zengin bir iş adamı bu bile aslında seçilmemesi için bir etkenken o kürsüden hiç çekinmeden göçmenler, uluslar arası politik ve ABD’nin iç siyasetine direk etki edecek marjinal sayılabilen ifadeleri hiç çekinmeden söyledi. Bu dahi onun Başkan seçilmesini engellemedi hatta konjonktür gereği ona artı puan da kazandırdı.

Şu kabul edilmeli ki önemli bir paradigmayı yerle bir etti ve bunun yaygınlaşacağından “Yeni Dünya Düzeni” dedikleri o felaketin, yani ulus devletlerin Uluslar arası şirketler tarafından kontrol ve yönetimini ele geçirmesinin küçük ama bir büyük adımı olarak görüyorum.

Trump gibi birine itiraz etmeyen “DÜNYA” hatta şirinleştirmeye çalışan “Rockefeller”ın ikinci parlak nesline evet demekte zorlanmayacaktır.

Trump’ın  zaferi medyada geçmiş söylevleri unutturularak, magazinleştirilerek hatta zengin bir işadamı olmasını avantajları siyaseten faydalıymış gibi gösterilerek algı yönetimi ile toplum mühendisliği yapılmaya çalışıldı, çalışılıyor.

ABD siyasi geleneği olan Politikaları Pentagon tarafından belirlenen bir ülkedir. Başkanın Politik etkisi Maksimum %5-10 civarındadır.

Fakat Başkan seçilen kişinin imajı ABD Politikasının nasıl şekilleneceğini gösterir çünkü seçimden önce zaten seçim yapılmıştır.

“Hillary Clinton” Necoların adayıdır. Kazanması halinde ABD’nin Atlantik ötesindeki ekonomik ve askeri gücünü Tel Aviv’in onayladığı ve Devletleştirilecek mikro yapılarla paylaşarak bölgesel güçler yaratıp, tamamen İsrail’in Siyasi hegemonyası altına girmesidir ki, bu ABD’nin sonu demektir.

Trump Seçimleri kazanmamıştır. FBI “Hillary Clinton’a ait yazışmaları yayınlayarak,Trump’a seçimleri kazandırtmıştır. Geçen dönem bir yerel mahkeme Başkanı belirlerken bu dönem Başkanı FBI belirlemiştir.Yani”ABD’de Ulusalcı Yahudi Lobi” kazanmıştır. Aralarında tek fark vardır. Ulusalcılar ABD’nin himayesinde Büyük İsrail Devleti istemektedirler.

Bu dönem hiç şüphe yoktur ki, ABD’nin Ekonomik ve Siyasal olarak içeride kendini toplama yoluna gideceği bu bağlamda reformları gerekirse dayatacağı bir dönem yaşayacağız. Uluslar arası ekonomik menfaatleri üzerinden politik, siyasi çatışmaların yaşanması muhtemel bir döneme şahit olacağımızı tahmin etmek hiçte zor değildir.

ABD’nin İslam Coğrafyasındaki Tel Aviv eksenli politikalarının hangi seviyede olacağını Trump’ın yapacağı görevlendirilmeler sonunda göreceğiz.ABD daha steril alana mı çekilecek yoksa beslediği Uluslararası silah şirketleri ve uzantıları ile direk sıcak alanın içinde mi olmayı tercih edecek göreceğiz.

Alman asıllı Trump’ın içinden Hitler mi yoksa George Washington’mı çıkacak göreceğiz.

Türkiye politik tavrını bireye göre değil,siyasi gerçekçiliğe göre belirlemelidir. ABD’nin bu bölgede ki siyasi ve askeri varlığı jeopolitik-ekonomik-siyasal ve İsrail’in güvenliği içindir.

Türkiye Anadolu’ya sıkıştırılma ihanetidir,PKK’nin,Daeş’in adı şayet Türkiye İslam coğrafyasında söz sahibi olamazsa bölgede yalnızlaşır,yanlızlaştırılır.Mesele hürriyet ve hüviyettir. Nüfus alanları sadece silahla belirlenmez.Bir Orotoryo seyrediyoruz ve Oratoryonun yakın hedefi Sudi Arabistan olarak görülüyor. Türkiye Katar’dan sonra Suudi’de da askeri güç bulundurmalı ve ekonomik-siyasal anlaşmalarla bu ülkeyi korumalıdır.

Zira ABD’nin ve İsrail’in yeni çatışma alanlarına ihtiyacı olduğu gerçeği ortadadır.

Allah cc. Her şeyi daha iyi bilendir.

Alpaslan KARAASLAN

Havasspress Gnl.Yn.Yönetmeni

LİBYA,SÜLEYMANİ BİLEŞKESİ,KAPİTALİZİM VE KANAL İST

Bütün Analiz ve Makalelerimde olduğu gibi bu yazımda yine konuyu Esastan ele alacağım.

Ağır bir gribal enfeksiyon geçirmem ve işlerimin yoğunluğundan dolayı gündeme dair Analiz, Değerlendirmeler yapamadım.

Bu Analiz, Makalemle  açığı kapatmaya  çalışacağım.

Sabırla okumanızı ve geri dönüş değerlendirmeleriniz olursa bunları zevkle cevaplayacağımı belirtirim.

Yeni Dünya Düzeni Projesi 13 Aile Hanedanlığının ortak projesi, Genişletilmiş Ortadoğu Projesi ise Neoconların 13 Aileyi ikna ettiği bir proje, bu projenin çeşitli evreleri var.

Yakın tarihimize etki eden evresi ise Dick Cheney ’nin hazırlayıp yönettiği 11 Eylül komplosu idi.

Devamında Arap Baharı ise bu sürecin devamı idi. FBI’ın desteği ile seçimleri kazanan Ulusalcı Yahudi lobisinin temsilcisi Trump bu süreci, farklılaştırdı.

Neoconlar,ABD’ye verdikleri gücü kuracakları kukla Federatif Devletlere aktarılmasını isterken, ABD’de deki Ulusalcı Yahudi lobisi ABD’nin varlığı ile İsrail’in varlığını güçlendirebileceğini, Türkiye’nin ise burada önemli bir parametre olduğunu düşünüyor.

Trump,Bilderberg’in Türkiye’ye yaptırım kararlarını yumuşatan ve uygulamakta direnen ilk ABD Başkanıdır.S400 ve diğer konular sonrası  CAATSA yaptırımları gündeme geldiğinde aynı direnci gösteren kişiydi.

Türkiye ise her fırsatta Rahip  Andrew Brunson örneğinde olduğu gibi Trump’ın elini güçlendirecek hatta seçimleri kazanacak pozisyonda tutmaya özen gösteriyordu. Bu rastlantı değildi, Erdoğan’ın AKP’yi kurmadan öncesinde ve sonrasında Ulusalcı Yahudi Lobisi ile olan ilişkileri zaten biliniyordu.

Şimdi siz bunların güncelle ne ilgisi var diyorsunuz ama bu temellenme yapılmadan sürecin doğru analiz edilebileceğini düşünmüyorum.

Ulusalcı Yahudi lobisi tarihte bir çok korumacı örnekte olduğu gibi Türkiye’nin İsrail için bir tehdit olmadığını düşünüyor. Hatta emniyet supabı olarak görüyor.

İran Yönetimi ise Noeconlarla ilişki içerisinde, Arap Baharı Projesi sonrasında bölgede Şii kuşağı projesi kapsamında siyasi,askeri,politik avantajlar elde etti.

Bunların en önemlilerinden olanı ise Trump tarafından fesih edilen Nükleer anlaşmaydı.

Yaptırımları içeren ürünlerin çoğunu Neocon ailelere ait şirketlerden önemli farklar ödeyerek alıp, ekonomik açıdan, Devlet Kültürü olan ve Osmanlı İmparatorluğunun Bölgeden çıkarken “VASİSİ POZİSYONUNDA BÖLGELERDE  BIRAKTIĞI BOYLARI(Hücre aile)”leri yok etmeye çalışarak siyasi açıdan diyet ödüyordu. Bu projenin başında ise Kasım Süleymani vardı.

Şartlar ene olursa olsun İran yönetimi ne kadar hata yaparsa yapsın İran’ın bizim din kardeşimizdir.

İran hapşırdığında biz nezle oluruz.

Bölgede Demografik yapının değiştirilmeye çalışılması, sivil insan katliamlarının taşıdığı asıl anlam budur.

Diğer anlamı ise “Ordo Ab Chao”Kaostan doğan düzen kapsamında çöken Kapitalist ideolojilerini yaşatma ve İnsan nüfusunu yönetilebilir seviyeye çekme projesidir.

Kasım Süleymani suikasti İran Derin Devleti onayı ve bilgisi dahilinde yapılmış, karşılığında ABD’ye herhangi bir zarar verilmeden süreç yumuşatılmıştır.

Süleymani’nin ortadan kaldırılması sadece bir suikast değildir. İran rejiminin Neoconlarla projelendirdiği Şii kuşağı projesinin de rafa kaldırılması demektir.

İran ekonomik ve siyasi açıdan içeride büyük sıkıntılar yaşarken ülke dışına aktardığı ekonomik kaynakları halkının refahı için ülke içine aktarmaya ve toparlanma sürecine everilmeyi istemese de kabul etmiştir.

Burada en önemli Parametre Türkiye ve onun Bölgeye önerdiği istikrar ve yönetim modelidir.

Bu proje Neoconlar tarafından desteklenen amacı MHP’yi bölmek olan, Meral Akşener’in İYİ Partisi, Yerel seçimlerde Alan Makovsky  tarafından desteklenen CHP’nin İmamoğlu ile zayıflatılmaya çalışılsa da bu zamana kadar sonuç alamadılar.

Hatta idea ediyorum. İmamoğlu CHP içinde sorun haline dönüşeceğini,Hamaney gibi birilerinin timsah gözyaşı dökeceğini sonuçta Ulusalcı Deniz Baykal’ın kaset kumpası ile elinden alınan koltuğa oturan Kılıçdaroğlu’nun o koltuğu vermek zorunda kalacağını siyasi tecrübelerim bana söylüyor.

Devlet Politikalarını AKP’nin ürettiği politika imajı ile zayıflatmaya çalışan ve bu politikalar karşısında grup oluşturan kendisine Millet ittifakı diyen yapı hiç şüphesiz bilerek veya bilmeyerek Neoconların güdümünde ki bir yapı haline dönüşmüştür.

türkiye libya anlaşması ile ilgili görsel sonucu

Bunun son örneği Libya tezkeresi ile TBMM oluşan durumdur.

Hayır cephesine bakalım..;

CHP,İYİ PARTİ,HDP/PKK,SAADET PARTİSİ….!

Muhalefet sebepleri Mehmetçik ölmesin, sanki HDP/PKK’nın Mehmetçik çok umurunda, CHP için ise Antalya’da,Alaçatı’da,Belek’te,Alanya’da nataşalarla denize girdikçe Akdeniz kıta sahanlığı diye bir sorun yoktur.

Milli Görüşün amiral gemisi olması beklenen Saadet Partisi için durum ise daha vahim, Karamollaoğlu ile iyice savrulan  İnanç hareketi bütün var olma özelliğini kaybetme noktasına gelirken, ideolojik zemini de kaybetmek üzeredir.

Libya’da darbeci Hafter üzerinden Türkiye Akdeniz’de boğulmaya çalışırken biz bunun başka uygulamalarını Suriye’de de gördük ve Devlet aklı burada da devreye girerek bugünkü pozisyonumuzu almamızı sağlamıştır.

İsrai, Kıbrıs ve Yunanistan arasında doğal gaz boru hattı anlaşması imzalandı

Libya sadece Akdeniz demek değildir, Libya Arap yarımadası, alt Afrika demektir. Doğal su yollarının kullanımı siyasi açıdan bölgesel politikalarımızın uygulanması, Suudi Arabistan,BAE,İsrail gibi ülkelerin kendine çeki düzen vermesi demektir.

Libya’da çözüm, Suriye’de çözüm, Irak’ta istikrar demektir. Bölgede barış demektir.

Berlin’de yapılan göstermelik toplantı, Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti Başbakanı El Sarrac’ı boğma,Hafter güçlerine zaman kazandırma ve Türkiye’nin Libya’ya askeri müdahalesini önlemek amacı taşımaktadır.

Berlin’deki konferansı anlamlaştıran Türkiye’nin Libya’ya asker gönderme kararıdır.

Erbakan Hocamın dediği gibi”Siyonizim Güçten Anlar”

Türkiye Libya’da haklı davasını kaybederse Allah korusun, Türkiye’yi Akdeniz’de boğarlar, bu süreç domino etkisi yaratır, Suriye ve Irak ile devam eder.

Muhalefet ise BM üzerinden güvenlik teklifi getirirken, Avrupa’nın  göbeğinde Bosna soykırımı olurken BM nerdeydi diye sormak akıllarına bile gelmiyor, BM’nin kuruluş yapısından da bi haber oldukları da açıkça belli oluyor, beş daimi üyenin bir  tanesinin bile vetosu olduğunda karar çıkmayacağını, BM’yi finans eden 13 Hanedan Aileye ait 36  çok uluslu şirketin ne için orada olduğundan bile haberleri olduğunu düşünmüyorum.

Bu Bahse Konulu Hanedan Aileler Şunlardır..;

1.Astor Ailesi 2. Bundy Ailesi 3. Collins Ailesi  4. DuPont Ailesi  5. Freeman Ailesi  6. Kennedy Ailesi  7.Li Ailesi  8. Onassis Ailesi  9.Reynolds Ailesi  10. Rockefeller Ailesi  11. Rothschild Ailesi  12. Russell Ailesi 13. McDonald Ailesi

General Hafter’i  ise Pentagon  beslemesi bir kukla. Akdeniz kıta soğanlığı sorununa bir de İsrail açısından değerlendirmek gerektiğini düşünüyorum.

Netenyahu,israil’de yolsuzluk üzerinden soruşturma geçiren, hiçbir seçimde hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamayan ve siyasi hayatı katilam,vahşet dışında kendince başarısı olmayan bir politikacı, İtalya’nın imza atmadığı,GKRum Kesimi, Yunanistan ile yaptığı EastMed enerji anlaşması,Netenyahu’nun zoru ile yürüyen bir süreç, İsrail’in içinde bu anlaşmanın yanlış bir adım olduğunu savunan önemli bir kitle var.Netenyahu gibi bir kurt politikacı da aslında bu anlaşmanın yürütülebilme şansının yüksek olmadığını biliyor. Fakat burada Türkiye’yi tahrik ve çatışma ortamına çekerek farklılıklar ve muhalif yapılar oluşturarak zayıflatmak istiyor.

Benim de buradaki tek çekincem, Büyük Devlet mi yoksa güçlü Devlet mi sorusudur ki benim cevabım her zaman ki gibi Güçlü Devlet olacaktır.

Türkiye askeri gücünü doğru orantılı ve sonuç alabilecek pozisyonda tutmalı ve kullanmalıdır.

Türkiye bu zamana kadar geçen süreyi doğru işletememiştir. Libya’da bugün yaşadığımız mecburiyetlerin getirmiş olduğu sonuçtur ve eleştiri yapma zamanı değildir.

Diplomasi ve stratejik siyaset zekâsı ki biz buna Devlet aklı diyoruz. Zamanında devreye girip doğa bilecek bu tür durumları minimize etmelidir.

Yazımın devamında Kanal İstanbul ve Kapitalizimi yazacağım İnşAllah ilginizi çekeceğini umuyorum.

 

Allah cc. Her Şeyi daha İyi Bilendir.

 

Alpaslan KARAASLAN

Havasspress.Gn.Yn.Yönetmeni

YAZARLAR
HAFTANIN ÇOK OKUNANLARI
Yenilendi..:Elazığ'da 6.8 büyüklüğünde deprem 4 kişi vefat etti
AFAD'dan yapılan açıklamada, "Elazığ Sivrice merkezli 6.8 büyüklüğünde deprem meydana geldi." ifadeleri kullanıldı.İçişleri Bakanı Soylu Malatya Pöütürge'de 2,Elazığ Sivrice'de 2 vatandaşımızın hayatını kaybettiğini belirtti.
ANKET
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Altyapı: siteal.net
Copyright © Havasspress   |
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.