Saat Yükleniyor...
TÜRKİYE’NİN MİLLİ GÜVENLİK SORUNU”EKONOMİ”
Tarih : 2020.05.06  21:54:05

Bir Ekonomi başlıklı analiz yazısı ile daha huzurlarınızdayım. Attığım başlık ilgi çekmek sebebi ile değil tamamen gerçek pozisyonumuzu anlattığı için atılmıştır.

Bu bir çözüm önerileri yazısıdır, daha önce yapılan yanlış ekonomik politikalarını(1)(2) yazımla izah etmiş o günün şartlarında çözüm önerileri sunmuştum.

Fakat bugün son kabine ile bazı doğru adımlar atılsa da durum daha ağırlaşmıştır ve “MİLLİ GÜVENLİK SORUNU HALİNE GELMİŞTİR”

Biz İslam Referanslı bir Ümmet iken, en önemli yönetim düsturu olan ”GÖREVİN EHLİNE VERİLMESİ İLKESİNİ ”çoğu zaman ki Ekonomi yönetiminde olduğu gibi uygulamaktan imtina ettik. Bu ilkesizliğin doğal sonuçları ile de yüzleşmek zorunda kaldık.

Ekonomideki varlık pozisyonumuzu ortaya koyarak başlamak istiyorum.

-Merkez Bankası'nın brüt döviz rezervi 24 nisan itibarıyla 52,7 milyar dolardır.

- Merkez Bankası'nın altın rezervi ise 33 milyar 786 milyon dolardır.

Merkez Bankası Devlet borçlanma tahvili 600 milyar dolarlık kısmının 450 milyar dolarını kullanarak borç hanemize yazdırmışızdır.

2020 Şubat sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 168,5 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşmiştir. Söz konusu stokun 18,9 milyar ABD dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün % 21,1, Merkez Bankası’nın % 5,0, özel sektörün ise % 73,9 oranında paya sahip olduğu görüyoruz.

Bu şu kısaca bizim bu yıl ki ödeyeceğimiz borç stokumuz 168.5 milyar dolar.

Herkesin anlayabileceği kısa ifade ile mevcut pozisyonumuz bu, peki ne yapmalıyız. Alman Ekonomisinin bile Kovid19 salgını ile resesyona girdiği bir dönemde edilgen ve kırılgan bir ekonomik yapısı olan Türkiye’nin bu anlamda pozisyonu hiçte iç açıcı değildir.

Öncelikle Milli bir şuurla oy ve sandık kaygısı taşımadan radikal kararlar almak zorundayız. Burada Kriz Yönetimine geçilmelidir.

Önümüzde daha önce benimde teklif ettiğim, Üst düzey pratik ve teorik anlamda birbirini tamamlayan bir kurulun oluşturulmasıdır ki, bugün yaşadığımız süreçte Sağlık Bakanlığı bünyesinde oluşturulan “BİLİM KURULUNUN” ne kadar doğru ve yerinde bir oluşum olduğunu anladığımıza göre artık elimizde önemli bir yol gösterici örnekte var.

Berat Albayrak bu süreci yönetebilecek donanıma, tecrübeye ve yeteneğe sahip değildir. Kişisel fikrim sorulursa bu makama teklif edeceğim isimler vardır.

YDDüzeni kuramsalcıları tarafından uygulanan küçük çaplı biyolojik savaş Dünya’daki bütün dengeleri değiştirdi, ödemeler dengesini yerle bir etti.

Bu yapıyı da kendileri hazırladı pompaladıkları sıcak para ile devletlere sınırsız krediler verdiler  ve hak etmediğimiz bir yaşam biçimi sağladılar veya dizayn ettiler.

(1)Başlıklı analiz makalemde bugünleri yazmıştım. Her zaman Ekonominin dönüştürülebilir yatırım enstrümanlarına yönelmesini ifade ettim. Bunları da şöyle sıraladım..,

-TARIM

-SANAYİ

Bu kadar basit, örnek almanız gereken ekonomi ise Tayland,İspanya,Yunanistan değil “ALMANYA”dır diye yazdım.

Bugün yaşadığımız tecrübe bize bunu acı acı gösterdi. Tarım Ülkesi olan bir ülkede patates, soğanla Yerel İktidarlar değişti, hala akıllanmadık, domatesi 10 tl’ye yiyoruz hala mı akıllanmayacağız. Öyleyse yine uyarı kalemini elimize alalım…;

Etkisizleştirilen Devlet Planlama Teşkilatı günün şartlarına uygun rehabilite edilmeli ve Ekonomi Kuruluna monta edilmeli.

İnşat sektörü direk Ekonomiye etki eden bir araç değildir. Dönüşü sadece sıcak paradır. Bu araç diğer sanayi üretimleri ile desteklenmezse ki desteklenmedi, yalancı bahar sonunda kriz olarak size geri döner.

Ekonomik,Sosyalojik,Siyasal ve Uluslar arası Politik Güç analizi yapılması gerekir. Bu güç analizinde..;
-Önce Pozisyonumuz

-İhtiyaç listemiz ve önceliklerimiz

-5 Yıllık Kalkınma ve Ödemeler Programı

-Halkımızın Ekonomik, Sosyolojik ve Psikolojik Analizi

-Diğer devletlerin her pozisyonda alacağı kararların önceden analizi ve buna karşı bizim geliştireceğim stratejiler belirlenmelidir.

Yapacağımız ekonomik programın en önemli bölümü adil paylaşım esası üzerine olmalıdır. İşsizlik oranın %13 olduğu düşünülürse bunun ne kadar önemli olduğunu yazmaya bile gerek olmadığını düşünüyorum.

Tarım ve sanayii bugünün mantığı ile değil, Uzay çağına geçeceğimiz önümüzdeki elli yılın ihtiyaçları analiz edilerek yapılmalıdır. Değerli madenler doğru tespit ile korunmalıdır(2)Yazımda da ifade etiğim gibi Karbon en önemli maden pozisyonunu alması muhtemeldir. Doğru analiz ve planlama bizi hedeflediğimiz menzile daha çabuk ulaştıracaktır.

Bize doğru olarak sunulan artık kalıtsal bir sorun olan Borçlanmanın Normalleştirilmesidir. Dönüştürülebilir yüksek teknolojili sanayi için kabul edilebilir bir durum olsa da öz kaynak yaratmak ve kullanımı en doğru olanıdır.

Ekonomi yönetimi bu anlamda zihinsel olarak revizyona uğramalıdır. Varlık sebepleri öz kaynak yaratma ve Devletin Ekonomisini güçlendirme olanlar uzun süredir, normalmiş gibi beceriksizliklerini Devlet kâğıdı satarak giderip, borç yükünü halka fatura ederek ödetmişlerdir.

Aynı sıkıntı aile yapısını tehdit eder pozisyona gelen bireysel borçlanma ile de gerçekleşmiştir. Onlarca yıllarını, hayatlarını ipotek altına hiç çekinmeden alan aileler her anlamda sarsılmış, ahlaki erozyona ve boşanmalara kadar giden süreç ile karşı karşıya kalmışlardır.

Bir de bunun yanına Kültürel emperyalizm ”İstanbul Sözleşmesi” saçmalığı tuzu biberi olmuştur. İnsanımızı organik robota çeviren sosyal medya ve cep telefonları bu erozyona önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

Bir diğer kalıtsal sorun da Dövize Merkez Bankasının döviz likitti ile müdahalesidir. Dövizin enflasyon oranında artması doğal bir sonuçtur. Enflasyonu engellediğinizde döviz diye bir sorununuz olmaz hatta ithalat kalemlerini düşürmek için vergi desteği dışında artması için ters müdahale yapmanız bile gerekebilir, tabi ki bu söylediğimiz doğru ekonomi yönetimi ile mümkündür. Yani kendi para biriminizin aşırı değerlenmesini engellersiniz.

Ödemeler sistemi çöktü. Borçlanarak borç ödeme devri kapanıyor çünkü AB bankaları likit sorunu yaşarken kurumsal olarakta çok yaşlı, ABD bankaları borç verme eğiliminde değil.

Bu bizi Ekonomik seferberlik ilan etmeye ve katma değeri yüksek radikal üretime geçmeye teşvik etmelidir. GAP bitirilmelidir. Bu proje Türkiye’nin %75 tarımsal ürün ihtiyacını karşılayacak,8 milyon kişiye iş imkanı sağlayacaktır.

Yap işlet devret modeli ile yapılan hizmetlere hukuksal düzenleme getirilmelidir. Enerji ithalatı yaptığımız ülkelere takas ürün teklifi getirilmelidir.

Dünya Ekonomik anlamda çöküş döneminde ve bu bize yeni bir hayatı dayatacaktır. Ülkemizde yaşanması muhtemel ekonomik krizle bugün 13 milyon civarına ulaşan işsizlikle Türkiye’de bir sosyal patlama planlanmaktadır.

Kaftancıoğlu ve Özel’in ifadelerinin arkasındaki sır perdesinin anlamı da budur. Ülkemiz bu sürecin karşılığını Ekonomik anlamda ödemektedir, siyasi anlamda da ödememek adına derhal müdahale edilmelidir.

FED’in para politikasını, Basel’deki zenginler kulübü belirler.ECB içinde bu geçerlidir. Paranın siyasi yüzü olduğunu gösterme adına bu örneği veriyorum.

TÜRK Ekonomisi Dünya Eko Sistemine 500 Milyar Dolar Katma değer Sağlayan bir hacme sahiptir. Doğru kararlar doğru ekip uyumu ile alınır.

Siyasi Parti mantığı günü, Devlet Adamları ise geleceği inşa eder. Particilikten kurtulamayan, saplantılı vasıfsız kişilerle bu süreç götürülemez.

Cumhurbaşkanımızın da doğru bilgilendirilmediğini düşünüyorum, önüne konan raporların gerçeği yansıtmadığı aşikardır.Bu sorun da Devletin sahipleri tarafından aşılmalıdır.

Allah göstermesin daha ağır faturalar ödeyerek bu süreci atlatmak zorunda kalabiliriz.

İZAHAT……………………………;
(1) EKOPOLİTİĞİN ANALİZİ VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

(2) KAPİTALİZM,KENDİNİ YİYEREK HAYATTA KALAN CANAVAR(Başlıklı Makalem)

YDD=Yeni Dünya Düzeni

FED=ABD Merkez Bankası

ECB=Avrupa Merkez Bankası

 

Allah cc. Her şeyi Daha İyi Bilendir.

 

Alpaslan KARAASLAN

Havasspress.Gn.Yn.Yönt

06.05.2020

Bu haber toplam 1727 defa okunmuştur
Yazarın Diğer Yazıları
YAZARLAR
HAFTANIN ÇOK OKUNANLARI
Moderna corona virüs aşısının fiyatını açıkladı
Değerli okurlarım Korona virüsü sonrası değişen siyasi,sosyolojik ve diğer etki şartları dışında bir şeye vurgu yapmak isterim.Şimdi bir aşının değeri 35 dolar civarı Dünya nüfusu şuan 8 tirilyon civarında bu hesaba göre toplam işlem hacmi 280 trilyon dolar yapıyor,savaş çıkarsan bu parayı kazanamazsın..Kovid 19 virüsü hani biyolojik savaş değildi,İtirazcı arkadaşlara duyurulur.
ANKET
FOTO GALERİ
VİDEOLAR
Altyapı: siteal.net
Copyright © Havasspress   |
Sitemizdeki yazı , resim ve haberlerin her hakkı saklıdır. İzinsiz veya kaynak gösterilemeden kullanılamaz.